Evlilikte aşk bitince


Evliliğinizde aşkın tükendiğini mi hissediyorsunuz? O zaman eşinize isteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı bildirip, ne hissettiğinizi, nasıl mutlu olacağınızı hatırlatabilirsiniz.

Modern kadın olarak Milliyet Cadde’de yer alan Psikolog Dr. Başak Demiriz’in psikoterapi diyaloglarından oluşan yazılarını çok severek takip ettiğimizi okuyucularımız bilir! Bu sefer de Demiriz’in evlilikte aşk ile ilgili yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Danışan: Evliliğimizle ilgili sorunlar yaşıyoruz. Bunun için belki de çift terapistine gitmeliydik ama eşim terapiyi kabul etmedi. Bu nedenle ben tek başıma geldim.

Dr. Başak: Eşiniz yardım almayı neden kabul etmedi?

Danışan: Çünkü ona göre ilişkimizde önemli bir sorun yok, bütün evli çiftler aynı şeyleri yaşıyor. Ama aramızda aşk kalmadı ve böyle devam etmek istemiyorum. Ona da söyledim ama beni ciddiye almıyor.

Dr. Başak: Bu konu sizi epey üzmüşe benziyor.

Danışan: Üzülmek mi, çaresiz hissetmek mi, umutsuzluğa kapılmak mı, kızgınlık mı, yoksa hepsi mi bilemiyorum. Aslında hayatımdan mutluyum. Çocuklarımı, işimi, evimi seviyorum. Ama eşimle ilişkimiz beni tatmin etmiyor. Bunu ona anlatmaya çalışınca da ‘dırdırcı’ oluyorum, o yüzden artık vazgeçtim.

Dr. Başak: Ne zamandır böyle hissediyorsunuz?

Danışan: Son 1-2 senedir. Biz sekiz yıllık evliyiz. İki tane de çocuğumuz var, üç ve beş yaşlarında. Ama eşimle çok uzaklaştık. Karı-koca olmaktan çıktık, anne-baba rolünde iki arkadaş olduk. Oysa ben ona aşık olup evlenmiştim ve o günleri özlüyorum.

Dr. Başak: Birbirinizde uzaklaşmış olmanız asıl sorun galiba.

Danışan: Evet ama başka bir sorun daha var. Bunu anlatmak çok kolay değil. Geçen ay işyerimden bir arkadaşla öğle yemeğine çıkmıştık. Ofiste de sık sık sohbet ettiğim, karakterini, çalışkanlığını beğendiğim, güvendiğim bir kişidir. Genelde öyle baş başa kimseyle yemeğe çıkmam ama o gün etrafta başka kimse yoktu biz de ikimiz çıktık. Yemek yerken birden bire benimle flört etmeye başladı. Utanarak itiraf ediyorum ki, bu durum hoşuma gitti.

Dr. Başak: Hoşunuza gitmesi sizi rahatsız etmiş anlaşılan.

Danışan: Sadece o kadar değil maalesef. Ertesi gün bana bir e-posta yolladı. Çok iyi vakit geçirdiğini, beni aklından çıkaramadığını yazmış. Önce ne yapacağımı bilemedim ve uzak kalmaya çalıştım ama benimle ilgilenmeye, küçük jestler yapmaya devam etti. Yavaş yavaş ben de etkilenmeye başladım. Eşimle böyle duygular yaşamayalı öyle uzun zaman oldu ki… Bir kaç gün sonra tekrar yemeğe çıktık. Bu yaptığımın doğru olmadığını biliyorum ama kendime engel olamıyorum. Ben eşini seven bir kadınım ama bir yandan da o kişiyi aklımdan çıkaramıyorum. Sanırım ona aşık oldum. Gece gündüz onu düşünüyorum. Bu duygulardan kurtulmak istiyorum, evliliğimi bozmak istemiyorum ama bir yandan da eşim, gördüğünüz gibi terapiye bile gelmiyor.

Dr. Başak: Eşiniz gelseydi bu duygularınızı paylaşır mıydınız?

Danışan: Başka birine ilgi duyduğumu söyleyemezdim, bu onu çok kırardı ama diğer yandan o da evliliğimiz adına hiç bir şey yapmıyor. “Neyin var, niye mutsuzsun?” diye sormuyor artık. O zaman da ona iyice kızıyorum “Acaba diğer kişi beni daha mı mutlu ederdi?” diye hayal kurmaya başlıyorum.

Dr. Başak: Böyle hayaller kurdukça da eşinizden iyice uzaklaşıyorsunuz.

Danışan: Evet, öyle. Bu çok zor bir durum, işin içinden nasıl çıkacağımı bilemiyorum. Ne kadar zorlasam da o kişiyi düşünmekten kendimi alamıyorum.

Dr. Başak: Çünkü o kişiyle devam etseniz hayatınızın çok farklı olacağını, sizi çok mutlu edeceğini hayal ediyorsunuz değil mi?

Danışan: Şu anda öyle hissediyorum.

Dr. Başak: Tam olarak hayatınız nasıl farklı olurdu anlatabilir misiniz? O kişi sizi nasıl mutlu ederdi? Hangi eksiklikleri doldururdu?

Danışan: Her şeyden önce, beni daha çok severdi diye düşünüyorum.

Dr. Başak: Sizi daha çok sevdiğini nasıl anlardınız, bunu size nasıl hissettirirdi? Daha açık açık ve tek tek söyleyebilir misiniz? Hatta bir liste yapar mısınız?

Danışan: Beni o kadar çok beğeniyor ki, bunu her an belli ederdi.

– Konuşurken gözlerimin içine bakardı, dinliyormuş gibi yapmazdı.

– Romantik şeyler söylerdi.

– Elimi tutardı.

– Hoşuma gidecek mesajlar yollardı.

– Güzel olduğumu hissettirirdi.

– Benimle buluşmak, benimle vakit geçirmek için can atardı.

– TV seyrederken bana sarılırdı.

– Kucağına başımı koyduğumda saçlarımı okşardı.

– Beraber olmak için fırsat kollardı.

– Küçük hediyeler alır, jestler yapardı.

– Arabaya binerken kapımı açardı.

– Beni sık sık öperdi.

– Güzel koktuğumu söylerdi.

– Kendisine özen gösterirdi.

– Bana kadın olduğumu hissettirirdi.

– Eve gelirken beni düşünür, yoldan sevdiğim bir çicek veya tatlı alırdı.

– Saçlarımı değiştirdiğimde veya yeni bir şey giydiğimde farkeder, güzel sözler söylerdi.

– Bana sık sık sarılırdı.

– Bana masaj yapardı, zorla değil, seve seve, sevgiyle.

– Beni sevdiğini söylerdi.

– Yorgun olduğumu gördüğünde yardım etmeyi önerirdi.

– “TV’de seyretmek istediğin birşey var mı” diye sorardı.

– Arada bir yatağımızı toplardı.

– Öğle yemeğinde yanıma gelirdi.

– Benimle gurur duyardı.

– Beni seksi bulduğunu hissettirirdi.

Dr. Başak: Bu güzel bir liste oldu. Eminim biraz daha düşünseniz birçok şey daha ekleyebilirsiniz. Aşık olunca insanlar gerçekten birbirlerine böyle şeyler yapıyorlar. Bunları yaptığınız kişi, kendini nasıl da ‘seviliyor’ hisseder!

Danışan: Kesinlikle. İşte benim de ihtiyacım bu zaten.

Dr. Başak: Çok doğru söylediniz. Sizin de ihtiyacınız bu. İhtiyacınız size birinin bu listedekileri yapması. Aslında kadın, erkek, hepimiz bu listedekiler yapıldığında kendimizi iyi hissetmez miyiz? Sanırım en önemli sorun, bunları birbirimize yapmayı unutunca başlıyor. Çünkü ihtiyaçlarımız giderilmiyor. Terapiye gelen kişi siz olduğunuza göre, öncelikle size bu ihtiyaçlarınızı farketmenize yardımcı olabilirim.

Danışan: Farkına vardım ama ne işe yarayacak? Bunları eşim yapsın isterdim ama o benden ‘vazgeçmiş’ gibi davranıyor.

Dr. Başak: Bunları yapmadığı için sizden ‘vazgeçtiğini’ varsayıyorsunuz. Buna emin olduğunuzu sanmıyorum. Evliliklerde hiçbir zaman tek tarafı suçlamak ve tüm sorumluluğu bir tarafa yüklemek doğru değil. O ‘vazgeçmiş’ gibi davranırken, siz de öyle davranmıyor musunuz?

Danışan: Evet ama ben en azından terapiye geldim.

Dr. Başak: Bu yeni kişi ortaya çıkmasaydı belki gelmeyecektiniz. Yani aslında siz de umutsuzluk içindeysiniz. Oysa emin olun ki çiftlerden biri bile tutumunu değiştirse evliliğin tonu, yönü değişebiliyor. Yukarıdaki listenin aslında sizin ihtiyaçlarınız olduğunu söylemiştim. Öyleyse yapmanız gereken tek şey bu ihtiyaçlarınıza odaklanmak ve bunları yerine getirmek için kararlı, istekli davranmak.

Danışan: Ona zorla bir şey yaptıramam.

Dr. Başak: Zorla yaptırın demiyorum ama ona isteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı bildirip, ne hissettiğinizi, nasıl mutlu olacağınızı hatırlatabilirsiniz. Elinizin tutulmasına ihtiyacınız varsa, uzanın ve elini tutun. Gözünüzün içine bakarak konuşmasını istiyorsanız, siz onun gözünün içine bakarak konuşun. Yapmadığı şeyler için ona içten içe kızmak yerine, ona hatırlatın, küçük jestlerden ne kadar mutlu olduğunuzu ifade edin. Birbirini seven bir çift olduğunuzu söylemiştiniz, bu sevgiyi tekrar canlandırmak mümkün. Siz değiştikçe o da değişecektir, siz yaklaştıkça o da yaklaşacaktır. İhtiyacınız olanın yeni bir aşk değil, hazırladığınız liste olduğunu farkedeceksiniz.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: