Sabır nasıl kazanılır?


Sabır neye yarar? Sabırlı olmayı nasıl başaracağız? İşte hayatınızı huzurlu bir şekilde yaşamak için sabretmeyi öğrenmenin yolları…

Sabır öğrenilebilir bir şey mi? Evet… Gerekli mi? Çok… Peki nasıl başaracağız sabırlı olmayı? Okuyun…

Yaşamımız boyunca belki de her gün ihtiyaç duyacağımız bir şey sabır… Hatta bırakın ihtiyaç duymayı, huzurlu bir şekilde yaşamanın da en büyük anahtarlarındandır! Dolayısıyla sabrı öğrenmemiz ve hayatımızda uygulamamız şarttır. Sabır neye yarar? Sabırlı olmayı nasıl öğrenebiliriz?

Sabır neye yarar?

Dayanıklı olma, bir durum karşısında sakinliğini kaybetmeden bekleyebilme ve sabırlı olma kapasitesi hayatımızın her anı için değerlidir. Sabır sadece huzur ve sükunet içinde bir hayat sürmenin değil; başarının da anahtarıdır aslında… Size iki özlü sözü hatırlatıyoruz: “Öfkeyle kalkan zararla oturur” ve “Sabreden derviş muradına ermiş”… Sabrı yeterince özetliyor, değil mi?

Sabretmeyi nasıl öğreneceğiz?

Sabrı öğrenmenin temelinde durumları gözünüzde çok büyütmemek ve aceleye getirmemek yatıyor. Sakinlik beraberinde sabrı getireceğinden; telaş da haliyle sabrı bir o kadar uzaklaştırır. O yüzden bir şeyleri hızlandırmaktan bir an önce vazgeçin. Yine bir özlü söz hatırlatalım: “Acele işe şeytan karışır”…

Sizin in üç farklı durum karşısında sabrı araştırdık: size bağlı olmayan, çevrenize bağlı olan ve yapabileceğiniz hiçbir şeyin olmadığı durumlar karşısında ‘sabretmeyi de sabremeyi’ bilerek…

Size bağlı olmadan gelişen durumlarda…

Genelde gün içinde sizin elinizde olmayan sebeplerden kaynaklanan aksi durumlar karşısında yapmanız gereken temel şey; olayı büyütmemek ve dramatikleştirmemek. Sonuçta yapacak bir şey yok; durum sizin elinizde değil… Hemen sakin olup olaya pozitif açıdan bakmaya çalışın.

Pozitif bakabildiğinizde göreceksiniz ki bazı şeyleri beklemenin aslında size katacağı şeyler vardır. Kendinizi oyalamayı bildiğinizde, vaktin boşa aktığını düşünmediğinizde ve her anın tadını çıkarmayı tercih ettiğinizde farkında bile olmadan sabretmenin ilk adımını atmış bile olacaksınız. Unutmayın; bir sokaktan yüz defa geçtiğinizde bile yeni bir şey fark etme ihtimaliniz yüksektir. Dolayısıyla hbir vakti küçümsemeyin; her boş vakit size minicik de olsa, yeni bir şey öğretecektir.

Çevrenize bağlı gelişen durumlarda…

Çocuğunuzla ilgili gelişen durumlar veya projede birlikte çalıştığınız tembel iş arkadaşınız veya ağırkanlı eşiniz… Bu tip sizi yavaşlatan durumlarda en büyük isteğiniz her şeyi hızlandırmak oluyor, değil mi?

Bu gibi olaylar karşısında öncelikle yine sakinliğinizi korumanız; ardından bu gecikme durumlarına ve sizin sinirlenmenize neden olan kişiyle konuşarak bu problemin üstesinden gelmeniz gerekiyor. Eğer öfkenizi kontrol edemiyorsanız Öfke nasıl kontrol edilir? ve Öfkenizi kontrol altına alın yazılarımızı okumanızı öneririz. Çevrenize bağlı sabır gerektiren durumlarda pozitif bakmak daha zordur; ama yine kendinizi oyalamanız mümkündür. Kendinize bir meşgale yaratarak zamanı kaybetme hissinden kurtulmuş olursunuz.

Sabretmek için de sabredin…

Bu kez de bir İtalyan atasözünü örnek vererek başlayacağız: “Roma bir günde kurulmadı.” Kendinize zaman tanımayı, sabretmeyi en güzel özetleyen sözlerden biri… Sabretmeyi de sabretmek lazım!

Çevreye bağlı sabır gerektiren durumlarda iş arkadaşınızı karşınıza alıp ondan biraz daha hızlı çalışmasını rica ettiğinizde veya gereken her şeyi yaptığınızda tüm gece ağlayan bebeğinizin hemen ağlamayı keseceğini sanmayın! Biraz gerçekçi olun… Umutsuzluğa kapılmanızdan bahsetmiyoruz asla; ama ‘hemen’ beklentiler yaratmayın kendinizde. Durumların değişmesi için biraz zaman tanımanız şart! Nedenleri fazla sorgulamayın, detaylar arasında boğulmayın; sadece kendinize şunu söyleyin: “Biraz zaman ver.”

Yapabileceğiniz hiçbir şeyin olmadığı durumlarda…

Olabilir; bazı durumlar karşısında elden hiçbir şey gelmez. Bu gibi yapabileceğimiz hiçbir şeyin olmadığı durumlarda tuttuğunuzu bırakabilirsiniz! Biliyoruz, söylemesi çok zor, ama “dünyanın sonu değil” ya?

Madem elinizden bir şey gelmiyor; zihninizi, bedeninizi, sabrınızı, duygularınızı başka bir şeye yönlendirin. Tutmayı bıraktığınız durumu da vakit kaybı olarak görmeyin; ondan ders aldığınızı ve bu dersin sonraki durumlarda yolunuzu belirleyeceğini kendinize hatırlatın. Unutmayın; “Sabrın sonu selamettir!”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: