Hiç cinsel istek duymamak sorun mudur?


Aseksüellik sekssiz bir hayatı “tercih” etmek anlamına geliyor.

Cinsel istek, şehvet, sevişmek, arzu… Bunların hiçbirinin olmadığı, tamamen reddedildiği bir hayat düşünün. “Pek çok kadın için aslında cinsellik böyle değil mi?” dediğinizi duyar gibiyiz. Evet, seksin kadını mutlu etmediği pek çok mutsuz evliliğe ya da ilişkiye şahidiz hepimiz. Görünürde eşler arasında seks yaşanıyor olsa da, gerçekte, erkek kadına zevk vermediğinden, kadını düşünmeyip kendine öncelik tanıdığından ya da gerek erkek gerekse de kadın açısından cinselliği iyi bilinmediğinden yaşanır genelde sorunlu cinsellikler.

Ama bu defa bahsettiğimiz, cinsel hayatın en uç boyutu: Aseksüellik… Yani tamamen sekssiz bir hayat… Psikolog Ayşe Kayhan’ın tanımlamasıyla, “seçerek, bilerek, isteyerek, partneri olsa da olmasa da cinsel ilişkide bulunmamak.”

Aseksüellik bir tercih

Daha çok kadınlarda yaşandığını bildiğimiz cinsel isteksizlikle karıştırmamak gerekiyor aseksüelliği. Zira libido sorunu yaşayan kadınlar, aslında iyi bir cinsellik yaşamak istiyorlar ama hormonal durumları, belki de psikolojik tutumları onlara mutlu bir seks hayatı için fırsat vermiyor. Oysa, aseksüellikte tam manasıyla “tercih” söz konusu. Psikolog Ayşe Kayhan, “Aseksüeller arasında libidoları düşük olanlar da olmayanlar da var” diyor. Üstelik bunun az ya da çok sevişmeyle de bir ilgisi olmadığını söylüyor. Dolayısıyla sevişmeye partneri kadar sıcak bakmayan, ama eninde sonunda isteyerek seks yapan kadın ya da erkek için aseksüellik söz konusu değil.

Aseksüel çiftler

Dünyada ve yakın zamanda Türkiye’de de aseksüeller sanal ortamda birbirlerini buluyorlar artık. Dolayısıyla buraları takip ederek pek çok aseksüel yaşam hikayesine rastlamak mümkün. Bireysel olarak değil, evliliklerinde karşılıklı olarak aynı kanıya vararak cinselliğe yer olmaması kararını verip ona göre yaşayan çiftler var dünyada. Elbette birbirlerine karşı sevgi duyup birbirlerine sarılıp sevgilerini gösteriyorlar. Ancak hiçbir zaman sekse varan bir yakınlaşma yaşamıyorlar. Kendi seçimleri olan bu hayat biçiminden mutlu olduklarını söylüyorlar.

Psikolog Ayşe Kayhan, “Hiç cinsel istek duymamak ciddi bir psikolojik sorundur” diyor, “Hormonal olarak libidonun düşüklüğü söz konusudur ve cinsel terapi ile tedavi edilmesi gerekir.”

Yaşamının başından sonuna kadar libidosu düşük olan ya da belli bir yaştan sonra cinsel isteksizlik duymaya başlayan insanların da bir sorunla karşı karşıya olduklarını söyleyen Kayhan, “Cinsel isteksizlik aseksülliğe neden olur, ama her cinsel isteksizlik aseksüelliğe götürmez” diyor.

Cinselliğe ara verme dönemi yaşanabilir

Birçok çiftin cinsel isteksizlik olmasına rağmen seks yaşamlarını sürdürdüğünü, ancak zamanla bu birliktelikte kalite düşüşü, ilgi azalması ve bir süre sonra kopma başlanacağını belirtiyor. Aseksüelliğin bu şekilde yaşanan cinselliğin bir adım ötesinde olduğunu söyleyen Kayhan, bunun bir tercihle olabildiği gibi, bir travma sonucu ya da ara veriş şeklinde de karşımıza çıkabildiğini anlatıyor. Örneğin bir dönem cinsel isteksizlik yaşadığınız için ya da yaşadığınız bir ilişki bittikten sonra içsel kırgınlık ve onarım sürecinde seks hayatına ara verirsiniz. Yani aseksüellik, insan hayatında geçici bir süre baş gösterebilir.

Kimlerde aseksüelliğe daha sık rastlanır?

Bu soruyu Ayşe Kayhan, “Egoları yüksek, benmerkezci insanların aseksüel olma oranları fazla” şeklinde yanıtlıyor. Ancak bunun yanı sıra özgüven problemi olan, çok silik, kendini çok aşağılayan, yok sayan insanlarda da görülebildiğine dikkat çekiyor. Buradan çıkarabileceğimiz sonuç, kişilik özelliği açısından marjinal uçlardaki insanlarda aseksüelliğin daha çok görülebildiği gerçeği.

Aseksüellik daha çok hangi yaşlarda görülüyor?

Aseksüelliğin daha sık görüldüğü yaşları 37-47 arası olarak gözlemlediğini söylüyor Ayşe Kayhan. “Çoğunlukla aseksüellik, uzun süreli bir ilişki sonrasında karşımızda çıkıyor” diyor.

Yeni nesle bakınca aseksüelliğin daha sık görülebileceği endişesi taşıdığını söyleyen Kayhan, nedenini şöyle açıklıyor:

“Şimdilerde yaşı 21-22 olan, cinsel deneyimi olmamış ve böyle bir merakı da olmayan genç sayısı çoğaldı. Bir yandan cinsel birleşme yaşı küçülürken, bir yandan da sadece kendi dünyasında yaşayan, birey olma noktasında kısılmış kalmış ama bireyselliği yanlış anlamış genç sayısı oldukça fazla.”

“Cinsellik düşünmeden yaşanılamaz”

Aseksüelliği bir yaşam biçimi olarak seçmiş ve bunun bir hastalık olmadığını savunan aseksüellere rağmen Ayşe Kayhan, aseksüel sayısının artmasını “endişe verici” olarak nitelendiriyor. Çünkü cinselliği düşünmeden yaşanmaz. Her birimizin bir cinsel kimliği var, buna göre giyinip, buna göre hareket ediyoruz. Hayattaki bütün rollerimizde cinsel kimliğimiz rol oynuyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: