Teknoloji aşkınıza gölge düşürmesin!


E-postayla biten arkadaşlıklar, sms’le sonlanan aşklar

Erkek arkadaşınızın, internette kendini bir başkası gibi göstererek sizi tavlamaya çalıştığını öğrenirseniz ne yaparsınız? Ya da eşinizin e-posta şifrelerini kırıp acı gerçekle yüzleşirseniz? 4 kadının, teknolojinin tuzaklarında sonlanan ilişkilerinin hikayesini dinledik ve sağlıklı bir ilişkide neler yapılması gerektiğini uzmanlara sorduk…

Elektronik postalar, Messenger yazışmaları, sms’ler, mms’ler, arkadaşlık siteleri… Teknoloji, hayat şeklimizi değiştirirken aşklarımızı, arkadaşlıklarımızı da etkiliyor kuşkusuz. Bu yeni, hızlı ve kısaltmalarla dolu iletişim biçimi, birçok problemi de beraberinde getiriyor.

Öncelikle teknoloji, yapılan her şeyi, atılan her adımı bir yerlere kaydediyor. Artık gömlekte ruj izi aramaya gerek yok, zaten e-postalar, telefon kayıtları her şeyi söylüyor. Dedektif olmak bu günlerde çok kolay; internette e-postaların şifresini kırmak ya da partnerinizin telefon görüşmelerini dinleyebilmek için programlar satılıyor. İşin ajanlık boyutu bir tarafa, teknolojinin bir handikabı da eskiden yapılan uzun sohbetlerin yerini alıp, işi sadece mesajlara indirgemesi. O kadar meşgulüz ki her şeyi kısa ve hızlı bir şekilde halletmek istiyoruz. Üstelik bazı mesajları ”ignore” edip görmezden gelebiliyoruz, ya da hoşumuza gitmeyen sorulara yanıt vermemiz gerekmiyor. Birinin gözlerine bakıp söyleyemediğimiz şeyleri ekranın soğukluğunda kolaylıkla yazıp ”enter” tuşuna basabiliyoruz. Yaptığımız bir şaka, karşı tarafça anlaşılamayıp kriz çıkabiliyor. Sonuçta ona giden ses tonunuz, şen şakrak gülüşünüz değil, birkaç harf, birkaç simge. İşin kötüsü, karşımızdakini gerçekten ne kadar üzdüğümüzü, incittiğimizi de bilmiyoruz. Facebook listeleri, ne kadar sosyal insanlar olduğumuzu göstermek için aslında hiç alakamız olmayan, 10 yılda bir görmeyeceğimiz yüzlerce insanla dolup taşarken, gerçek arkadaşlarımızla bir fincan kahve içmek için bir türlü zaman bulamıyoruz.

 Tuzağa düşmemek için

Şifrenizi kimseye söylemeyin.

Doğum tarihiniz ya da ikinci isminiz gibi başkalarının kolayca tahmin edebileceği bilgilerinizi şifre yapmayın.

Kimden geldiği belli olayan chat davetlerini kabul etmeyin.

E- postalarınızı kontrol etmek istediğinizde şifrenizi her seferinde tekrar girin, beni hatırla seçeneğini kullanmayın.

Arkadaşınızdan kibirli bir mesaj alırsanız

L.A.’nın (31) arkadaşı bir süreliğine onun evine taşınmak zorunda kalmıştı. L.A., bu süre içerisinde elinden gelen misafirperverliği gösterdi. Ancak arkadaşının uyuması için verdiği hava yatağı yerine salondaki kanepede yatmakta ısrar etmesi üzerine ona bir SMS yollamaya karar verdi. Ricasını sonu gülümseme işaretiyle biten bir mesajla iletti. Karşılığında gelen mesaj, L.A.’nın yanıtı derken kanepe yüzünden iki kadın arasında kablolar aracılığıyla bir tartışma başladı. Sonunda arkadaşı evden ayrılacağını bildiren mesajıyla işi sonlandırdı. İki kadın o günden beri bir daha görüşmedi.

NEREDE HATA YAPILDI?

Ultra kısaltılmış metinlerde mesajın tonu, yazanın duygularına ilişkin çok az ipucu vardır. Birkaç es geçilmiş söz, hatta karşınızdakinin ruh hali, mesajın anlamını tamamen değiştirebilir. Arkadaşlıklarda itilaflı konuları yüz yüze konuşmak yerine mahkeme celbi gibi gönderilen mesajlarla halletmeye çalışmak işi çığırından çıkarabilir.

SAĞLIKLI BİR İLİŞKİDE

NASIL OLMALIYDI?

Kibirli bir tonda yazıldığını hissettiğiniz, sinirinizi bozan bir mesaj aldığınızda yanıtlamakta acele etmeyin. Bunun yerine telefon açıp ”Uzun zamandır arkadaşız, anlaşılan birbirimizi anlayamamışız, hadi gel bu meseleyi konuşalım” demeyi tercih edin.

Sevgiliniz rol yaparsa

22 yaşındaki S.K.’nın erkek arkadaşı, birkaç aylığına şehir dışındaydı. S.K. bu sıralarda internette biriyle konuşmaya başladı. Aslında S.K’nın ne buluşmak, ne de bu ”chat” arkadaşlığını bir adım ileri götürmek gibi bir düşüncesi vardı. Ancak bir gün karşısındaki kişi onunla illa ki görüşmek istediğini söyledi. SK, ”Kesinlikle hayır”dan, günler süren ısrarlar üzerine, ”Tamam, ama benim bir ilişkim var, kesinlikle dostça bir görüşme olacak” aşamasına geldi. O anda konuştuğu kişi ‘çevrimdışı’ olarak, sevgilisi ‘çevrimiçi’ oldu. Evet, aslında bir aydır chatleştiği kişi sevgilisinden başka biri değildi. Onu bu kadar eğlendirmesinin nedeni de onu çok iyi tanıyor olmasıydı. S.K.’nın içinde bir şeyler koptu. Aradan birkaç ay geçmeden ayrıldılar. Terk eden S.K.’ydı.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: